Cam Tavan Sendromu
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on telegram
Share on whatsapp

Cam Tavan Sendromu

Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler. Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama Vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler. Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır.

Zemin tekrar ısıtılır.
Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar!
Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkanları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.
Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı hayat dersine sadık halde yaşarlar.
Pirelerin isterlerse kaçma imkanları vardır ama kaçamazlar.
Çünkü engel artık zihinlerindedir.

Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cmden fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir. Bu deney canlıların neyi başaramayacakları nı nasıl öğrendiklerini göstermektedir. Bu pirelerin yaşadıklarınacam tavan sendromu` (Öğrenilmiş Çaresizlik) denir.

Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun kendi cam tavanıdır.
Cam tavanınız, hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir.
İnsan inandığına denktir.
Yapabileceğini düşündüğü kadardır